Özgüven
Sürekli kendini eleştirme, yetersizlik ve değersizlik hisleri çoğu zaman erken dönemde şekillenen bir kendilik algısına dayanır. Psikoterapide bu algının kökeni ve bugünkü etkileri birlikte ele alınır.
Özgüven neyle ilgilidir?
Özgüven, günlük dilde çoğu zaman "cesaret" ya da "girişkenlik" ile karıştırılır. Oysa burada kastedilen, kişinin kendi değerine dair temel duygusudur: Hata yaptığında, reddedildiğinde ya da eleştirildiğinde kendine nasıl davrandığı. Düşük özgüven, dışarıdan başarılı ve sosyal görünen kişilerde de bulunabilir; farkı belirleyen dış görünüş değil, içerideki ses tonudur.
Sık görülen örüntüler
- Sert iç eleştirmen: Hatalar büyütülür, başarılar şansa bağlanır; "yeterince iyi değilim" düşüncesi arka planda sürekli çalışır.
- Onay arayışı: Kararlar başkalarının ne düşüneceğine göre verilir; "hayır" demek zor gelir.
- Mükemmeliyetçilik: Yetersizlik hissini kapatmak için ölçütler sürekli yükseltilir; hiçbir sonuç yeterli görünmez.
- Kaçınma: Değerlendirilme ihtimali olan ortamlardan uzak durulur, fırsatlar ertelenir.
- Sınır güçlüğü: Kendi ihtiyacını dile getirmek bencillik gibi hissedilir; kişi kendini geri plana atar.
Bu örüntüler kısa vadede koruyucu görünse de "değersizim" inancını sınama fırsatı vermediği için onu sürdürür.
Kendine şefkat ve sınırlar
Özgüven çalışmasının iki temel ayağı vardır. İlki, kendine şefkatli bir bakış geliştirmek: Zorlandığında kendine, yakın bir arkadaşa davranacağı gibi davranabilmek. Bu, sorumluluktan kaçmak ya da kendine acımak anlamına gelmez; aksine hatayla yüzleşmeyi kolaylaştırır. İkincisi, sağlıklı sınırlar koymak: Kendi ihtiyaçlarını başkalarınınki kadar geçerli saymak ve bunu ilişkilerde ifade edebilmek.
Psikoterapide nasıl çalışılır?
Bu alanda Şema Terapi özellikle uygun bir çerçeve sunar. Kusurluluk/utanç, başarısızlık ve yüksek standartlar gibi şemalar, kişinin kendine dair temel inançlarının erken dönem deneyimlerle nasıl şekillendiğini anlamaya yardımcı olur. Terapide, eleştirel iç sesin ne zaman ve nasıl devreye girdiği fark edilir; bu sesin ardındaki karşılanmamış ihtiyaçlar tanınır ve kişinin kendine daha dengeli bir gözle bakabilmesi için yaşantısal çalışmalardan yararlanılır.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ise günlük örnekler üzerinden ilerler: Hangi durumlarda "yetersizim" düşüncesinin belirdiği kaydedilir, bu düşüncenin dayandığı kanıtlar incelenir ve kaçınılan durumlar küçük adımlarla denenir. İki yaklaşım çoğu zaman birlikte kullanılır; sürecin biçimi ilk değerlendirmede birlikte planlanır.
Sık sorulan sorular
Özgüven sorunu için psikoterapi gerekir mi?
Kendini sürekli eleştirme, yetersizlik ve değersizlik hisleri iş, ilişkiler ve karar alma süreçlerini etkilemeye başladığında psikoterapi bir seçenek olarak düşünülebilir. Bunun size uygun olup olmadığı ilk görüşmede birlikte değerlendirilir.
Özgüven için hangi yaklaşımla çalışılır?
Erken dönemde şekillenen kendilik algısı ve eleştirel iç ses üzerinde Şema Terapi çerçevesinden; güncel düşünce kalıpları ve kaçınmalar üzerinde Bilişsel Davranışçı Terapi çerçevesinden yararlanıyorum. Yol haritası kişiye göre belirlenir.
Bu konuda online görüşme mümkün mü?
Evet. Görüşmeler Pendik'te yüz yüze ya da online görüntülü görüşme ile yapılabilir.
İlgili yazılar
Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.