Çalışma alanları

Depresyon

Uzun süren çökkünlük, isteksizlik ve değersizlik hisleriyle baş etmek için psikoterapi, yapılandırılmış ve iş birliğine dayalı bir alan sunar.

Depresyon nedir?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) depresyonu, günlük duygu dalgalanmalarından farklı olarak, çökkün bir duygudurumun ya da daha önce keyif alınan etkinliklere karşı ilgi kaybının haftalarca sürmesi ve kişinin işlevselliğini etkilemesi olarak tanımlar. DSÖ'nün verilerine göre dünyada yetişkinlerin yaklaşık yüzde beşi depresyon yaşamaktadır; yani oldukça yaygın bir durumdur ve kişisel bir zayıflık değildir.

Depresyon her kişide aynı görünmez. Kimi için belirgin bir üzüntü, kimi için boşluk ya da hiçbir şey hissetmeme hâli, kimi için de sürekli yorgunluk ve kolay sinirlenme ön plandadır. Uyku, iştah ve enerji düzeyindeki değişiklikler ve odaklanma güçlüğü sıklıkla tabloya eşlik eder.

Depresyon günlük hayatı nasıl etkiler?

Depresif dönemde basit işler bile ağır gelir; kişi sosyal ortamlardan ve daha önce keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşmaya başlar. Bu geri çekilme, kısa vadede anlaşılır olsa da kişiyi keyif ve başarı kaynaklarından uzaklaştırarak çökkünlüğün sürmesine katkıda bulunabilir. Çevredekilerin "biraz çaba göster" türü yorumları ise çoğu zaman suçluluk duygusunu artırır. Bu döngüyü anlamak, değiştirmenin ilk adımıdır.

Tanı ve tıbbi değerlendirme

Depresyon tanısı hekim tarafından konur. Tanısı konmuş durumlarda psikoterapi süreci, ilgili hekimin yönlendirmesi ve iş birliğiyle yürütülür. DSÖ, orta ve ağır düzeydeki depresyonda psikolojik tedavinin hekim takibindeki ilaç tedavisiyle birlikte sürdürülebileceğini belirtir. Psikoterapi ile ilaç tedavisi birbirinin alternatifi değildir; birlikte planlanabilir. Tıbbi değerlendirmenin faydalı olabileceği düşünüldüğünde bir psikiyatriste yönlendirme yapılır.

Psikoterapide nasıl çalışılır?

DSÖ, depresyon için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve davranışsal aktivasyon gibi psikolojik yaklaşımları etkili yöntemler arasında sayar. BDT çerçevesinde, çökkünlüğü besleyen düşünce kalıpları ("hiçbir şey değişmeyecek", "ben yetersizim") fark edilir ve gerçekçi biçimde gözden geçirilir. Davranışsal aktivasyon ise küçük, ulaşılabilir adımlarla günlük hayata yeniden katılmayı hedefler; harekete geçmek için motivasyonun gelmesini beklemek yerine, hareketin motivasyonu getirmesine alan açar.

Depresyon tekrar eden değersizlik ve kusurluluk inançlarıyla iç içe geçtiğinde Şema Terapi çerçevesinden de yararlanılabilir. Bu çerçevede, çökkün dönemlerde devreye giren eleştirel iç sesin ve karşılanmamış ihtiyaçların kökeni ele alınır. Hangi yolun uygun olduğu ilk değerlendirmede birlikte kararlaştırılır.

Acil durum: Ölüm ya da kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız lütfen bunu yalnız taşımayın; 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.

Sık sorulan sorular

Depresyon için psikoterapiye başlamak için tanı almış olmam gerekir mi?

Hayır. Depresyon tanısı hekim tarafından konur; ancak psikoterapiye başlamak için tanı şart değildir. İlk görüşmede yaşadıklarınız birlikte değerlendirilir; tıbbi değerlendirmenin faydalı olabileceği düşünülürse bir psikiyatriste yönlendirme yapılır.

İlaç kullanıyorum; psikoterapiye de devam edebilir miyim?

Evet. Dünya Sağlık Örgütü, depresyonda psikolojik tedavinin hekim takibindeki ilaç tedavisiyle birlikte sürdürülebileceğini belirtir. İlaçla ilgili kararlar hekiminize aittir; süreç dilerseniz hekiminizle iş birliği içinde planlanır.

Depresyonda hangi yaklaşımla çalışılır?

Çalışmalarımda Bilişsel Davranışçı Terapi ve davranışsal aktivasyon çerçevesinden, tekrar eden değersizlik inançları ön plandaysa Şema Terapi çerçevesinden yararlanıyorum. Hangi yolun uygun olduğu ilk değerlendirmede birlikte kararlaştırılır.

İlgili yazılar

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.

← Tüm çalışma alanları

İletişim

Bilgi almak için telefon, WhatsApp ya da e-posta ile ulaşabilirsiniz. Görüşmeler Pendik'te yüz yüze ya da online yapılır.