Öfke ne anlatır?
Öfke, tıpkı korku ya da üzüntü gibi doğal ve çoğu zaman işlevsel bir duygudur. Bir sınırımızın aşıldığını, haksızlığa uğradığımızı ya da bir ihtiyacımızın karşılanmadığını haber verir. Öfkelenince kalp hızı ve kan basıncı artar, beden harekete hazırlanır. Sorun öfkenin kendisi değil; ifade biçiminin kişiye, ilişkilere ya da işe zarar vermeye başlamasıdır.
Üç yol
Öfkeyle genellikle üç biçimde baş edilir. Patlama: Duygu birikir ve orantısız bir tepkiyle dışarı çıkar; ardından çoğu zaman pişmanlık gelir. Bastırma: Öfke içe çevrilir, kişi "sorun yok" der ama gerginlik beden ağrıları, küskünlük ya da dolaylı tepkiler olarak sürer. Sağlıklı ifade: Duygu fark edilir, altındaki ihtiyaç adlandırılır ve saldırmadan, net biçimde dile getirilir. Üçüncü yol öğrenilebilir bir beceridir.
Öfkenin altında ne var?
Öfke patlamalarının ardında çoğu zaman incinme, utanç, çaresizlik ya da görülmeme duygusu bulunur; öfke bunların üzerini örten, daha "güçlü" hissettiren bir katman gibi işler. Bu nedenle "neye kızıyorum" sorusu kadar "bu öfkenin altında hangi ihtiyaç var" sorusu da önemlidir. Erken dönemde öfkenin nasıl karşılandığı, yani bastırılmak mı, cezalandırılmak mı yoksa anlaşılmak mı, bugünkü tepkileri etkileyebilir.
Psikoterapide öfkeyi tırmandıran işaretleri erkenden tanımak, "asla", "hep", "mutlaka" gibi mutlak düşünce kalıplarını gözden geçirmek, nefes ve gevşeme becerileri geliştirmek, ihtiyacı doğrudan söylemeyi denemek ve öfkenin ardındaki duyguya yer açmak üzerine çalışılabilir. Bilişsel davranışçı terapi bu beceriler için, şema terapi ise tekrar eden tetiklenme örüntüleri için çerçeve sunar. Çalışma biçimine dair kısa bilgi çalışma alanları sayfasındadır.
Acil durum: Öfke anında kendinize ya da bir başkasına zarar verme riski varsa lütfen ortamdan uzaklaşın ve 112'yi arayın.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.
← Tüm yazılar