Travma
Geçmişte yaşanan sarsıcı olayların, kayıpların ve zorlu deneyimlerin bugünkü etkileri, güvenli bir çerçevede ve kişinin kendi hızında ele alınabilir.
Travma nedir?
Travma, kişinin baş etme kapasitesini aşan, güvenlik duygusunu sarsan bir ya da birden fazla deneyimi ifade eder. Tek bir olay olabileceği gibi uzun süre devam eden zorlu koşullar da bu kapsamda değerlendirilir. Önemli olan olayın dışarıdan nasıl göründüğü değil, kişinin onu nasıl yaşadığı ve sonrasında hayatının nasıl etkilendiğidir.
ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIMH), sarsıcı bir olay yaşayan pek çok kişinin başlangıçta tedirginlik, üzüntü, öfke ve uyku güçlüğü gibi tepkiler verdiğini, ancak çoğunun zamanla toparlandığını belirtir. Bazı kişilerde ise tepkiler uzun süre devam eder ve ilişkileri, işi ya da günlük hayatı etkilemeye başlar. Böyle durumlarda kişi, tehlike geçmiş olsa da kendini güvende hissetmeyebilir.
Travma bugün nasıl görünür?
Geçmiş deneyimler yalnızca anı olarak kalmaz; bedende, ilişkilerde ve kişinin kendine dair inançlarında iz bırakabilir. Belirli yerlerden, kişilerden ya da konuşmalardan kaçınmak, sürekli tetikte olmak, duygulardan kopuk hissetmek, "benim suçumdu" ya da "kimseye güvenilmez" gibi inançlar bu izlerin bazılarıdır. Bu tepkiler bir zayıflık değil, zihnin ve bedenin kendini korumaya yönelik çabasıdır.
Tanı ve tıbbi değerlendirme
Travma sonrası stres bozukluğu gibi tanılar hekim tarafından konur. Tanısı konmuş durumlarda psikoterapi süreci, ilgili hekimin yönlendirmesi ve iş birliğiyle yürütülür. Uyku, kaygı ya da duygudurum belirtileri yoğunsa tıbbi değerlendirme sürecin güvenli ilerlemesi açısından önemlidir.
Psikoterapide nasıl çalışılır?
Travma çalışmasının ilk ilkesi güvenliktir. Çalışmanın hızı danışanın hazır olma düzeyine göre belirlenir; zorlayıcı anılara, kişi bunu istemeden ve gerekli hazırlık yapılmadan girilmez. İlk aşamada güven ilişkisi kurmak, bugünkü yaşamı dengelemek ve duygu düzenleme becerileri geliştirmek öncelik taşır. Anıların ele alınması, ancak bu zemin oluştuktan sonra ve danışanın onayıyla gündeme gelir.
Amerikan Psikoloji Birliği (APA), travma sonrası stres için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temelli yaklaşımları önerir. Bu çerçevede travmanın kişinin kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki inançlarını nasıl değiştirdiği incelenir; "tehlike her yerde" ya da "ben değersizim" gibi sonuçlar gerçekçi biçimde gözden geçirilir ve kaçınılan durumlara kademeli olarak yaklaşılır.
Zorlu deneyimler erken dönemde ve uzun süre yaşanmışsa Şema Terapi çerçevesi, bu deneyimlerin güvensizlik, terk edilme ya da kusurluluk gibi şemalara nasıl dönüştüğünü anlamaya yardımcı olur. Terapi ilişkisinin kendisi, karşılanmamış güvenlik ihtiyacının yeniden deneyimlenebildiği bir alan olarak ele alınır. Hangi yaklaşımın ne zaman kullanılacağı, kişinin ihtiyacına ve hazır olma düzeyine göre birlikte kararlaştırılır.
Acil durum: Kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız ya da güvenliğinizin tehdit altında olduğunu hissediyorsanız lütfen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Sık sorulan sorular
Yaşadıklarımı ilk görüşmede ayrıntılı anlatmak zorunda mıyım?
Hayır. Çalışmanın hızı sizin hazır olma düzeyinize göre belirlenir. İlk görüşmede sizi buraya getiren konu genel hatlarıyla konuşulur; zorlayıcı anılara güvenli bir çerçeve kurulduktan sonra, kendi hızınızda yaklaşılır.
Travma sonrası stres bozukluğu tanısı için kime başvurmalıyım?
Tanı hekim (psikiyatrist) tarafından konur. Psikoterapiye başlamak için tanı şart değildir; tıbbi değerlendirmenin faydalı olabileceği düşünüldüğünde yönlendirme yapılır ve süreç hekimle iş birliği içinde yürütülür.
Travma çalışması online yapılabilir mi?
Bu, ilk değerlendirmede birlikte kararlaştırılır. Online görüşmede sessiz, size ait ve güvenli bir ortam özellikle önemlidir. Acil bir durumda lütfen 112'yi arayın.
İlgili yazılar
Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.